UMARIM sonu benzemez.
Ama demokratik açılımdaki ani ve kazık fren...
Geçmişteki benzer örnekleri hatırlatıyor bana.
Tabii ki en uygun düşen örnek belli. Başbakan 4 yıl önce de “Kürt sorunu” dedi, sonra unuttu gitti.
Ancak bence daha iyi örnek, Kıbrıs ve Annan Planı.
Hükümet tüm kredisini bu planın arkasına koydu.
KKTC’de tarihi birleşme referandumunu kazandı. Rumlar plana hayır oyu verdi ama AB üyesi oldu. Hükümet Kıbrıs’ta yeni adım atamaz hale geldi.
Acaba bugün de aynı tuzağa mı düşülüyor? Hükümetin demokratik açılımdaki sınırları ortada: PKK’ya genel af, Anayasa değişikliği yok. Ama bizler haftalarca sanki varmış gibi tartıştık.
Makul açılıma iknası/desteği mümkün olanlar kaybedildi.
Savaşın devamında sakınca görmeyenlerin ekmeğine yağ sürüldü. Bence yanlış iletişim bir kez daha iyi niyetli girişimi baltalamak üzere.
(Meraklısı için dipnot: Aynı analizi dilerseniz Ermeni yaklaşımı için de kullanabilirsiniz. Türkiye’nin Karabağ sorunu çözülmeden Ermeni sınırını açma niyeti yok. Ama derdini kendi kamuoyuna bile anlatamıyor. Ermeniler uzlaşmazsa, Türkiye attığı ileri adımın bırakın meyvesini toplamayı, dayağını yediğiyle kalacak. Yine yanlış iletişim örneği.)
Günün Sözü
"Dünya, hayatına insansız başladı, hayatını insansız sona erdirecek."
Claude Lévi Strauss
Claude Lévi Strauss
15 Eylül 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder