Günün Sözü

"Dünya, hayatına insansız başladı, hayatını insansız sona erdirecek."
Claude Lévi Strauss

6 Aralık 2009 Pazar

“At Gözlüklü” Dünya Algısı

HaberTürk gazetesinin önde gelen isimlerinden Doğan Satmış, dün ki yazısında, son günlerde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması konusunu kalemine almış. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki, yazının “güler misin ağlar mısın” tadında bir ironi olarak düşünülüp düşünülmediğine karar veremedim (belki de bir yazının bu kadar naif olamayacağını düşündüğüm içindir) ve bu durumu yazıma bir şerh olarak düşüyorum. Ama ironi olsun ya da olmasın, yazının Türkiye’deki mevcut bir düşünce yapısını ortaya koyduğunu, AK Parti ve Davutoğlu vizyonu açısından içerideki en önemli psikolojik zorluklarından birkaçını içerdiğini belirtmek gerekiyor. Birincisi, Türkiye’deki bir kesimin dünya algısındaki “at gözlükleri”ni vurgulamaktadır. İkinci olarak bir dönemler Türkiye’nin itici gücü olan bir kesimin, neden öncü rolünü kaybettiği hususunda da ipuçları sunmaktadır.


Yazıda, Suriye, Ürdün, Libya ile karşılıklı vize kaldırılışının “iyi bir şey” olduğunu ifade ediliyor. Ancak sonrasında bir rakam hesabı ve kendine göre bir karşılaştırma yapılarak, vize hususunda neden AB ve ABD’nin vizeleri kaldırmadığını “haklı” olarak sorguluyor. Ama bu sorgulamayı sergilemek için verilen örnekler, 19. Yüzyıldaki bir oryantalistin yaklaşımını dahi yansıtamayacak kadar sığ ve desteksiz. Satmış’a göre zaten “Türkler” bu ülkelere “merak edip” dahi gitmez. Peki neden? Çünkü bu ülkelerde “içki içip içemeyeceğiniz bile belirsiz”, “alışveriş imkanı yok- Versace, Gucci, Yves Saint Laurent, Prada gibi markaların eksikliği”, “Londra ve New York’un “betonarme atmosferindeki” havayı da alamazsınız- var mı bir Hyde Park ya da Central Park!”, eh “kayak bile yapılamaz” zaten oralarda; “e kardeşim bunların hiçbirini yapamayacaksak, o zaman ne diye kaldırıldı bu vizeler” demeye getiriyor sayın Satmış yazısında ve sonunda da eklemeyi unutmuyor: “Vize yok diye, kimse Türkleri Halep’e de, Trablusgarp’a da, kolay kolay götüremez.” Öncelikle sayın Satmış merak etmesin o bölgelere gitmeye niyetli ve çoktan gitmiş ve keyif almış olan birçok Türkiye vatandaşı var ve bu sayı giderek artıyor! İki, sadece Ürdün’deki Petra Antik kentini dahi dünya üzerinde yüzbinler her yıl ziyaret ediyor, ki bu kentin tarihini, Londra, Paris ve New York’la karşılaştırmak dahi anlamsızdır; bir an önce ziyaret edilmesini tavsiye ederim. Üç, vizeler sadece turistik sebeplerle kaldırılmıyor! Dört, Balkanlarda da hoşa gideceğini sandığım, örneğin rahatça içki içebileceğiniz “Dubrovnik” gibi kentlere de vizesiz gitme imkanınız var; arada isterseniz Mostar’a veya Saray Bosna’ya da yine vizesiz uğrayabilirsiniz! Ve merak edilmesin Türkiye’nin mevcut yolunda ilerlemesi mümkün olursa yakında söz konusu ülkeler de vizeleri zaman geçmeden kaldırmak zorunda kalacaklardır!

Sayın Satmışın traji-komik yazısından çıkarılacak birkaç sonuç var:

1- Bir kesime göre, Türkiye toplam 780 bin km2’den ve 72 milyon nüfustan oluşsa da gerçekte, İstanbul’un Avrupa Yakasının belirli kesimleri, İzmir, Ankara ve Antalya gibi şehirlerin bir bölümünden oluşmaktadır ve bunlara kısaca “(Beyaz) Türkler” denmektedir.

2- Türkiye’deki milli eğitimin nesiller üzerinde oluşturduğu ağır tahribat: “Ortadoğu, çöllerle kaplı, petrolün, çadırların ve develerin bol olduğu, başka da bir şeyin olmadığı; sakallı, korkunç, kelle kesen insanların yaşadığı, üçüncü sınıf ABD filmlerinde örneğini bolca göreceğiniz bir bölgedir.”

3- Milli Eğitim bakanlığı acilen coğrafya ders müfredatında, izohips eğrilerini bırakarak, günümüz dünyasıyla ilgili gerçekçi bir eğitim stratejisi uygulamalıdır.

4- Hariciyemizin, her açılım öncesinde medyamızın üst kademesine, bilgi seviyesine bakmaksızın, bir bölge, dünya ve küresel sistem okuması ile ilgili brifing vermesi gerekmektedir. Gerekirse, bölge ülkeleri ile ilgili ayrıntılı sunumlar ve raporlar, medya yöneticilerine gönderilmelidir.

5- İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya vb. şehirlerin ilgili bölgelerinde, Türkiye’nin güney ve doğusu ile ilgili bilgilendirici broşür dağıtılması, afiş yaptırılması ve ücretsiz eğitim seminerleri düzenlenmesi gerekmektedir.

6- Dünya’da ekonomik küreselleşme diye bir olgunun varlığı ve karşılıklı bağımlılığın artırılmasında, ekonomik ve kültürel ilişkilerin ne denli etkin olduğu, dünyanın ise sadece AB ya da ABD’den oluşmadığı hatırlatılmalıdır. Berlin Duvarı dahi 20 yıl önce yıkılmıştır, unutturulmamalıdır!

7- Sayın Satmış keşke sadece yolcu sayısını değil, söz konusu ülkelerin özelliklerini de araştır(t)saymış! Hiç değilse araştırmacı-gazetecilik açısından daha destekli bir yazı olur, istemediğimiz halde Başbakanı haklı çıkarmazdı!

Türkiye her geçen gün küresel bir güç olma yolunda adım atarken, zihin dünyası “at gözlükleri” ile kapanmış bir entelijansiyanın veya orta-üst bir sınıfın varlığı oldukça, alınabilecek sonuç da oldukça kısıtlı olacaktır. Neyse ki son 20 yılda dünyayı küreselleşme sayesinde daha iyi algılayan yeni bir nesil yetişti ki, gelecek daha çok umut vaat ediyor.

Son söz olarak; sayın Satmışın yazınız umarım ki bir ironi unsurudur yoksa HaberTürk ve onu okuyanlar adına üzüleceğim ama biliyorum ki yazısına hak verenler de çıkmıştır?!?

Ne Zaman Adam Oluruz: Dünya’ya “At Gözlükleri” ile bakmadığımızda!


Sernur Yassıkaya
06.12.2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder