'Türkiye'de Dindarlık' araştırmasının bulguları çarpıcı. Türkiye'de yaşayanların yüzde 80'i 'Tüm dini gruplar eşit haklara sahip olmalı' dese de iş pratiğe gelince durum değişiyor. Yüzde 54'lük bir kesim farklı dinden olanların görüşlerini anlatan kitap yayımlamasının engellenmesini istiyor
İSTANBUL- Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinin yaptığı bir araştırma Türkiye’nin dine bakışını ortaya çıkardı. Tek bir din gerçektir diyenlerin oranı yüzde 60, ülkedeki dini gruplar eşit diyenlerin oranı yüzde 80 ama yüzde 59 ‘farklı dinden olanların kamuya açık toplantı yapmasına izin verilmemeli’ diyor. Yeni kuşağın anne babasına göre ibadete yakınlığı ise yüzde oranında 30 artış gösterdi.
Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Çarkoğlu ve Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Uluslararası Sosyal Saha Çalışmaları Programı (ISSP) kapsamında ‘Türkiye’de Dindarlık-Uluslararası Bir Karşılaştırma’ başlıklı bir rapor hazırladı. Araştırma, 2008 Kasım - 2009 Mart ayları arasında 53 ilde 1 500 kişi üzerinde yapıldı. Bulgular, 1998’de ISSP kapsamında yapılan ve 45 ülkeyi kapsayan dünya dindarlık veriyleriyle de karşılaştırıldı. Ayrıca ibadet serbestliği, dindarlara ve laiklere baskı gibi konulardaki istatistikler de son 10 yılın rakamlarıyla kıyaslandı. Araştırmanın çarpıcı sonuçları şöyle:
Yaşam Allah olduğu için anlamlı
* Araştırmaya katılanların yüzde 92’si ‘Allah varolduğu için hayatın anlamı olduğunu’, yüzde 70’i ‘hayatın anlamını insanın kendisinin verdiğini’ düşünüyor. Bu bakımlardan Türkiye’deki denekler bir ölçüde Katolik nüfusun çok olduğu Şili, Filipinler, Portekiz gibi ülkelerle, yeniden dinin güç kazanmaya basladığı Ortodoks Rusya ve Katolik Slovakya gibi ülkelere yakın gelen bir konumda.
* Deneklerin sadece yüzde 28’i hayatın akışını kendimizin değistirebileceğine inanıyor. Kanada, ABD ve Norveç gibi ülkeler karsısında Türkiye hayatın akışını değiştirebilme görüşü açısından neredeyse tamı tamına zıt bir konumda.
* Allah’ın varlığından şüphe duymayanların oranı yüzde 93.
* ‘Ölümden sonra hayata inananların’ oranı yüzde 89, cennet ve cehennemin varlığına inanların oranı yüzde 93. Yüzde 82 dini mucizelere inanıyor, yüzde 83 ölümden sonra dirilmeye inanıyor.
Herkes eşit ama...
* Araştırmaya katılanların yüzde 80’i ‘Bir ülkedeki bütün dini grup ve cemaatler eşit haklara sahip olmalıdır’ görüşüne katıldığını belirtiyor.
* Ancak farklılıklarla ilgili sorularda görüşleri değişiyor. ‘Farklı bir dine mensup olanların seçimlerde oy vermeyi düşündüğüm partiden aday olmasını kesinlikle kabul etmem’ diyenlerin oranı yüzde 37. Muhtemelen kabul etmen diyen yüzde 12.
* ‘Farklı dinden olanların kamuya açık toplantılar düzenleyerek fikirlerini açıklamalarına izin verilmemeli’ diyenlerin oranı yüzde 59.
* ‘Farklı dinden olanların kendi görüşlerini anlatan kitaplar yayımlamalarına izin verilmemeli’ diye düşünenlerin oranı ise yüzde 54.
Gençler ibadet sıklığı arttı
* Araştırmaya katılanların yüzde 87’si kendini ‘dindar’ olarak görüyor.
* Ankete katılanların ibadet davranışları ‘anne babalara oranla’ yüzde 30 artış gösterdi. Erkek deneklerin yüzde 74, kadınların yüzde 50’si haftada bir kez veya daha sık camiye ibadet için gittiğini söylüyor.
* ‘Sadece tek bir din gerçektir’ diyenlerin oranı yüzde 60 iken, birçok dinde temel doğruların mevcut olabileceğini düşünenlerin oranı yüzde 32.3.
* Deneklerin yüzde 84 ‘Müslümanlara karşı görüşlerim çok olumlu’ derken ‘Hıristiyanlığa karşı görüşlerim çok olumlu’ diyenlerin oranı sadece yüzde 13. Musevilerde ise bu oran yüzde 10’a düşüyor.
* Din ilkelerine uymayan bir kanun Meclis tarafından kabul edildiği takdirde ‘kesinlikle kendi dini ilkelerime uygun davranmaya devam ederim’ diyenlerin oranı yüzde 35.
* ‘İnsanlar ibadetlerini serbestçe yerine getirebiliyor mu’ sorusuna evet diyenler 1999’da yüzde 64 iken 2002’de yüzde 63, AKP iktidarından sonra 2006’da yüzde 82. 2009’da ise AKP’ye rağmen düşüş gösterip yüzde 78 olmuş.
Dindara baskı azaldı
* ‘Türkiye’de dindarlara baskı yapıldığını düşünenlerin oranı 2002 öncesinde yüzde 40 iken bu rakam sırasıyla 2006 ve 2009’da yüzde 17 ve yüzde 24 oldu.
* ‘Devlet memuru kadınların isterlerse başlarına örtmelerine izin verilmelidir’ görüşüne katılanların oranı 1999’da yüzde 74’iken bu oranı 2006’da yüzde 68, 2009’da yüzde 69 oldu.
* ‘Üniversite öğrencisi kızların isterse başlarına örtmelerine izin verimeli’ görüşüne katılmayanlar artış göstermiş. 1999’da yüzde 16 olan bu oran 2006’da yüzde 19, 2009’da yüzde 23 olarak gerçekleşti.
‘Şeriat’ isteyenler azaldı
* Laik kesiminden insanlara baskı yapıldığını düşünenlerin oranı 2006’da yüzde 83, 2009’da ise yüzde 87 oldu.
* Türban baskısı konusunda son 10 yıldaki görüşlerse söyle: 1999’da yüzde 54, türban konusunda baskı gördüğünü söylerken bu rakam 2002’de yüzde 68, 2006’da yüzde 65, 2009’da yüzde 59 olmuş.
* 2006’da laikler üüzerindeki örtünme baskısı yüzde 37, 2009’da yüzde 34. İfade özgürlüğü üzerine baskı yşadığını söyleyenler 2006’da yüzde 14 iken bu oran 2009’da yüzde 28 olmuş.
* ‘Şeriat isterim’ diyenlerin oranı 1990’larda yüzde 26’tı. Bu 1999’da yüzde 19, 2009’da ise yüzde 10 oldu. (Radikal)
18.11.2009
Günün Sözü
"Dünya, hayatına insansız başladı, hayatını insansız sona erdirecek."
Claude Lévi Strauss
Claude Lévi Strauss
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder